English French German Italian Japanese Chinese Russian Spanish

BASINA VE KAMUOYUNA



FAŞİZME KARŞI BİRLİKTE DİRENECEĞİZ, KAZANACAĞIZ!

 

 

 

15 Temmuz darbe girişimini bir lütuf olarak görüp 14 yıldır hayata geçiremediği ne varsa OHAL kanununu bir anayasa haline getirerek yapmaya çalışması AKP’nin gerçek yüzünü, faşizan karakterini de net olarak açığa çıkarmıştır. AKP darbesi OHAL adı ile devam etmektedir.

 

TBMM’de görüşülmekte olan ve rejim değişikliğini köklü olarak hayatımıza sokacak olan Anayasa değişikliklerine yönelik aykırı tüm sesleri baskı ve şiddet ile susturmaya çalışması AKP’nin nasıl bir gelecek öngördüğünü de göstermektedir.

 

Anayasa değişikliklerinin TBMM’de görüşülmesi sırasında yasakların zirve yapması tesadüf olmadığı gibi olası referandum sürecinde çok daha sistematik bir saldırı dalgasının geliştirileceğinin de habercisidir. Nitekim 3 aylığına getirildiği söylenen OHAL süresi üst üste uzatılmakta ve yakın aylarda kaldırılmasının söz konusu olmadığı söylenmektedir.

 

Ankara Valiliğinin 1 ay boyunca açık alanlarda her türlü gösteri, yürüyüş, eylem ve etkinliği yasaklaması da bu kapsamda alınmış bir karardır. Kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi gibi askeri darbe dönemlerinde de aşina olduğumuz gerekçelerin artık suyu çıkmış olmalı ki bu kez gerekçelere hak ve özgürlüklerimizin korunmasını da eklemişler!

 

Anayasal hakkımız olan, önceden izin almaksızın toplantı ve yürüyüş yapma hakkımızın hak ve özgürlüklerimizin korunması adına yasaklanması ancak AKP faşizmine yakışır.

 

OHAL maskesiyle sayılan bütün bu gerekçelerin sahte, sokakta, meydanda, kahvede polis baskısı, copu, gazı, tomasının gerçek olduğunu biliyoruz. Cezaevlerinin tıka basa doldurulması, karakollarda işkence olduğunu biliyoruz. İnternet yasakları, sansür, ihraçlar, açığa almalar, sürgünler olduğunu biliyoruz. Aşure günlerimiz yasaklanırken IŞİD artıklarının sokaklarda gövde gösterisi olduğunu biliyoruz.

 

 

UYARIYORUZ!

 

Yasaklamalar, zulüm, faşizan baskı ve uygulamalar AKP’nin siyasal ömrünü kısaltmaktan başka bir işe yaramayacaktır. “Başkanlık Sistemi” de kendilerini kurtaramayacaktır. Halklarımıza ve emekçilere daha fazla bedel ödetmekten vazgeçilmelidir.

 

Bir an önce OHAL kaldırılmalı, içeride ve dışarıda barışçıl ve demokratik ortamı sağlayacak adımlar atılmalıdır.

 

 

Bizler, emek ve demokrasi için bir araya gelen siyasi partiler, demokratik kitle örgütleri olarak bu yasaklara, çatışma çıkaran, kaostan beslenen, batağa saplanan ve dikta Anayasasını dayatan “Kendine demokrat” AKP iktidarının yasaklarına, faşizan tutumuna karşı fiili ve meşru hakkımızı sonuna kadar kullanacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz. Emekçilerin yüzyıllardır süren mücadelesi sonucu ortaya çıkan temel hak ve özgürlükleri AKP’nin sivil darbesine, OHAL’ine, Başkanlık hevesine terk etmeyeceğiz.

 

Emek, demokrasi ve özgürlük mücadelemizi, dün olduğu gibi bugün de daha çok büyüterek sürdüreceğiz.

 

Zulme Boyun Eğmeyeceğiz, Diz Çökmeyeceğiz, Susmayacağız! DİRENECEĞİZ!  

 

EMEK VE DEMOKRASİ İÇİN GÜÇBİRLİĞİ